Depresyon, günümüzde en çok karşılaşılan ruh sağlığı sorunlarından biridir. Stres düzeyi yükseldikçe, başa çıkma mekanizmaları işe yaramaz, ruhumuz ve zihnimiz kendini tamamen duyarsız bir konuma çekmeye karar verir. Daha önceleri, depresyon tedavisinde ilaç ve bireysel terapi birlikte kullanılırdı. Yeni araştırmalar çift terapisinin depresyon tedavisinde çok iyi sonuçlar verdiğini gösteriyor. Bu yazımda, depresyon tedavisinde çift terapisinin bireysel terapiye göre avantajları üzerinde durmak istiyorum.
Depresyon Belirtileri
Depresyon belirtileri dediğimizde uykusuzluk, enerji eksikliği, olaylara ve hayata olumsuz bakma, umutsuzluk, cinsel isteksizlik, vb özellikleri anlıyoruz. Bu belirtilerin birkaçını taşıyan kişiler depresyonda sayılıyorlar.
İlişkilerinizde yaşadığınız zorluklar arttığında her şeye olumsuz bakma, enerji eksikliği, uyku sorunları gibi depresyon belirtileri gösterebilirsiniz.
Çift terapisinin depresyon tedavisindeki etkinliği araştırılırken, beklenmedik bir sonuç görüldü. Evlilik terapisi sırasında, depresyon semptomlarını taşıyan eş rahatlarken, diğer eş depresif oluyordu. Devam eden seanslar sırasında, eşlerin durumu da düzeliyordu. Terapi bittikten uzun bir süre sonra araştırma amacıyla tekrar kontak kurulduğunda çiftler depresyondan kurtulmuş olmanın dışında evliliklerinden duydukları memnuniyetin de arttığını ifade ediyorlardı.
Bir Çiftin Hikayesi
Seda’ya depresyon teşhisi konmuştu ve doktoru onu ve eşini çift terapisine yönlendirmişti. Seda’nın eşi Tarık seanslara ilk davet edildiğinde önce şaşkınlık yaşamış, bir şekilde kendisinin suçlandığı hissine kapılmıştı. Çoğu kez, eşler süreçte kendileri için de olumlu bir şeyler olduğunu fark edinceye kadar savunmacı bir tutum takınabilirler.
Seda terapi sırasında gereksinimlerini ve duygularını tanımayı ve ifade edebilmeyi başardı. Tarık ise, 26 yıldır evli oldukları halde, Seda’nın bilmediği özelliklerini keşfetti. Seda’nın kendi düşüncelerini etkin bir şekilde ortaya koyamaması üzerinde çalışıldı. Bu durumun şiddet kullanan ve aşırı duygularla başa çıkamayan bir babanın kızı olması ile bağı kuruldu. Seda, gereksinimleri ile ilgili sorumluluk almaya teşvik edildi. Bu arada, Tarık da eşine layık olamama korkusunun onu nasıl baskıcı bir adama dönüştürdüğünün farkına vardı. Bu farkındalık Tarık’ın bir süre depresyon yaşamasına neden oldu. Zamanla, Seda eşini, ona karşı olan sevgi ve bağlılığına inandırmayı başardığında terapilerinde bir dönüm noktasına gelmiş oldular.
Depresyon Nedenleri ve Tedavisi
Ben, depresyon tedavisinde çift terapisinin daha etik bir tercih olduğuna inanıyorum. Sorunlar, ilişki içerisinde ortaya çıkar ve en iyi çözümlerde ilişki içerisinde gerçekleşirler. Seda bireysel terapiye yönlendirilmiş olsaydı, kendisi gereksinimlerini ifade edebilme yeteneğini geliştirirken, Tarık ondaki değişime anlam veremeyecek ve bunun sonucu olarak belki de kendini daha fazla tehdit altında hissederek daha öfkeli ve daha kısıtlayıcı bir hale gelecekti. Oysa çift terapisi sayesinde hem Tarık, hem de Seda birbirleriyle ilişki kurma şekilleri ile ilgili iç görü sahibi oldular. Ayrıca, terapi bağlamının güvenliği sayesinde, eski davranış kalıplarını daha iyi sonuç veren kalıplarla değiştirebildiler.
Seda’nın depresyonunun nedeninin Tarık olmadığı ortaya çıkmıştı. Neden, kısmen geçmişteki deneyimleri, korkuları ve birbirleriyle ilişki kurma şekilleriydi. Çift terapisi, bir ilişkideki sorunların yüzeye çıkmasını sağlamada kolaylaştırıcı olur ve bu problemlerin çözümü üzerinde çalışıldıkça da çift birbirlerine yakınlaşır.
Mutlu Evlilik Sizin de Hakkınız
Zor zamanları paylaşmak, eşin varlığında zayıf yönlerini ortaya koyarak savunmasız hissetmek, geçmişten gelen yaraların bugün üzerindeki etkilerini konuşmak çiftin karşılıklı içtenliklerini ve bunun sonucunda da evlilikten duydukları memnuniyeti artırır.
Siz veya eşiniz depresyon yaşıyorsanız, çift terapisini tercih etmenizi öneririm; bu, ilişkide her iki tarafın da mutluluk, sağlık ve tatminini artırmak için iyi bir fırsat olacaktır.
